icon-home icon-comment icon-location icon-hamburger icon-personal icon-search icon-link icon-lock icon-unlock icon-mail icon-mail-open icon-like icon-liked icon-star icon-star-fill icon-down icon-up icon-left icon-right icon-arrow-down icon-arrow-up icon-arrow-left icon-arrow-right icon-slider icon-edit icon-delete icon-share icon-repeat icon-settings icon-download icon-telephone icon-plus icon-minus icon-external icon-cloud icon-cloud-download icon-check icon-close icon-calendar icon-calendar-add icon-flag icon-flag-solid icon-play icon-live icon-social-instagram icon-social-facebook icon-social-twitter icon-social-pinterest icon-social-youtube icon-social-whatsapp icon-glass

Nem Sorununu Çözen Karolar

Banyoların geleceğini işaret eden yeni nesil seramikler, nemin getirdiği sorunlar ile başedebiliyor ve daha fazla dayanıklılık, daha fazla hijyen ortaya koyuyorlar.

  • 5 Ağustos,2022
  • 2 dk okuma
  • Bu içerik 915 kişi tarafından okundu
  • Yorumlar (0)
PAYLAŞ

Banyo, her ne kadar su ile özdeşleşmesi sayesinde arınma, tazelenme, yenilenme gibi kavramların biricik merkezi olsa bile, sadece kendisinin değil, çevresindeki odaların da iç mekan hava kalitesi üzerinde geniş etkilere sahip olan, ek olarak banyoyu kullanan kişilerin sağlığını olumsuz etkileyebilecek nem konusuyla da birarada anılan bir mekan.

Dolayısıyla banyoyla ilgili en büyük sorunlardan biri, yüksek nem seviyesi. Havadaki su buharı miktarı olarak basitçe açıklayabileceğimiz nem, mikrobiyal tehlikelere yol açıyor, alerjik veya diğer solunum problemlerini tetikleyebiliyor.

Duş aldıkça veya lavaboyu kullandıkça bu buhar, banyo havasına art arda salınıyor; potansiyel olarak tüm aksamlara, ahşaplara, derzlere ve boyaya zarar veren, küf ve çürüme oluşumuna neden oluyor. Yapılan araştırmalara göre, bir yüzeye bitişik %70 veya daha yüksek nem, bulunduğu alana ve düzenli kullanan bireylerin sağlığına çok ciddi zararlar vermekte. Bu gerçekler doğrultusunda bilim adamları, iç mekanlardaki nem oranı aralığının %30-60 arasında tutulmasını tavsiye ediyorlar.

Fazla nem neye zarar?

1. Küf oluşumu:

Eğer %60 üzerinde nem oranına sahip bir banyonuz varsa, bu mikroskobik mantarlar yüzeylere yerleşmek ve büyümek için mükemmel koşulları bulmuşlar demektir. Küf genellikle duş perdeleri, denizlikler veya fayanslar gibi yüzeylerde oluşan beyaz veya gri lekeler olarak karşımıza çıkar ve yapı malzemelerine daha derin nüfuz edebilir. Çocuklarda astım gibi sağlık sorunlarına neden olabileceği gibi alerjileri de tetikleyebilir. Küf büyümesi kontrol edilmezse, eninde sonunda üzerinde yaşadığı şeyleri yok eder çünkü mantar yavaş yavaş malzemeleri sindirir.

2. Duvarlarda hasarlar:

Yüksek nem kontrol edilmezse, evinizin en müsait duvarlarında yoğuşma toplanır. Boyalar hasar görür, şayet duvar kağıdınız varsa kıvrılır. Sıva, kirişler veya dikmelerdeki nem içeriği sürekli değiştiğinde, malzemelerin şişmesine veya eğrilmesine neden olur. Parke zeminlerde, pencere çerçevelerinde ve diğer ahşap donanımlarda geri dönüşü olmayan hasara neden olabilir. Sonuç olarak, yüksek nem, çatlaklara neden olabilir ve bu da potansiyel olarak pahalı onarımlar gerektirebilir.

3. Çürüyen mobilyalar ve zeminler ve mobilyalar:

Evdeki aşırı nem, lekeler ve büyümeler oluşturarak ahşap mobilyalara da zarar verebilir. Hatta mobilyalarınız duvarlara bitişik yerleştiyse, hava almadığı için nemi hapsetme riski daha yüksektir.

Gördüğümüz gibi banyo kaynaklı (ki bu sonuç aslında sürekli yemek pişen ve sıcak buhar salınımı yapan mutfaklardan da kaynaklanabilir) yüksek nemin evin geneline zararı büyük. Yine de bütünüyle hijyen odaklı olan banyolara etkisi daha da büyük. En başta yüzeylere... Ancak insan ve doğa yaşamına verdiği değeri, teknolojinin önemiyle birleştirebilen banyo markaları, yüksek nemle başedebilen çözümler geliştirerek, banyo hayatını daha kaliteli bir noktaya taşıyabilmeyi başarmakta. Bu markalardan biri de Kaleseramik. 

Kaleseramik'in seramik kaplama malzemelerinin iç mekanlarda nem miktarını ayarlamak üzere geliştirdiği ve jeopolimer teknolojisi ile tasarladığı projesi ‘Nefes Alan Karolar’, havadaki nem oranı %70'in üzerine çıktığında nemi tutuyor. Bu oran %40'ın altına düştüğünde ise tuttuğu nemi ortama geri veriyor. Ortam nemi bu sayede insan sağlığı için ideal değer olan %40 ile %70 arasında tutulmuş oluyor. Yani aslında ürün bir kaplama malzemesi değil, neredeyse iklim dengeleyici.

‘Nefes Alan Karolar’, kuru ya da nemli havanın neden olduğu hastalıkların azaltılmasına yardımcı oluyor. Nemin yapı malzemelerinde gerçekleştirdiği tahribatı da engelleyen projenin ürünleri, aynı zamanda yoğun enerji tüketen seramik üretiminde minimum su ve yaklaşık %70 oranında daha az enerji tüketimi ile üretim yapılabilmesini sağlıyor.

PAYLAŞ
Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmadı.

Benzer İçerikler